Lesung und Diskussion mit Gültekin Emre, Adnan Binyazar,
Yüksel Pazarkaya, Menekşe Toprak und Habib Bektaş
Eintritt frei
Die deutsch-türkische Arbeitsmigration hinterläßt seit einem halben Jahrhundert auch in der Kunst ihre Spuren. Nicht zuletzt machen sich viele Literaten weiterhin auf diesen Weg. Die autobiographischen Elemente in ihren Werken sind nicht zu übersehen.
Wir wollen diesen langen literarischen Weg, seinen Ausgangspunkt und die Situation heute zusammen mit SchriftstellerInnen und Dichtern unter die Lupe nehmen. Im 50. Jahr des deutsch-türkischen Anwerbeabkommens stehen die Geschichte und Geschichten der deutsch-türkischen Arbeitsmigration und ihre Auswirkungen auf Menschen sowie geographische und literarische Landschaften im Mittelpunkt. Darüber hinaus blicken wir am Beispiel ihres künstlerischen Wirkens in die Zukunft.
Bu yıl göçün 50. yılı. Göç, bu 50 yılda sanatın her alanına yansıdı, yansımaya da devam ediyor. Türküler yakıldı, sevdalar damgasını vurdu yaşamlara. Ölümler ağıtlarla yürekleri sızlattı. Çalışıldı, çalışıldı... Türkiye’den Almanya’ya insanların çalışmak için gelmelerinin nedenleriyle Almanya’nın bu insanları çağırmasının nedenleri farklıydı. Göçün izini süren pek çok yazar ortaya çıktı bu süreçte. Onların yapıtlarında otobiyografik unsurlar görülmeyecek gibi değil. Göç olgusunu tartışmak için çıkıyoruz yola. Bu 50 yılda nereden nereye gelindiğini yazarlarla birlikte görelim istiyoruz. Onların yapıtlarından örneklerin de yer alacağı toplantıda ayrıca önümüzdeki yıllarda göçün nerelere kadar uzanacağını da değerlendirmeye çalışacağız. Göçün tarihi, insani, ebedi, coğrafi nedenleri ve bunların yapıtlara yansıması konumuz.
In türkischer Sprache, Simultanübersetzung ins Deutsche
Dauer: 120 min mit Pause